Ana içeriğe atla

Oturma Eylemi

"We live for books"
--Umberto Eco


Geçmişte okumuş olduğumuz bir kitabı düşünürken onu hayatımızın hangi döneminde, hangi ruh haliyle okuduğumuz kadar, hiç kuşkusuz onu nerede, hangi fiziksel koşullar altında, mesela nasıl bir odada, nasıl bir havada, nasıl bir koltukta otururken okuduğumuzu da hatırlarız. Proust'a göre bütün bu dinamikler okuduğumuz kitaba nüfuz eder, kitapta akan zamanla okurun okuma zamanı, kitabın mekanıyla okurun mekanı birleşir ve böylece aslında okuma eylemi sadece okunandan ibaret kalmaz, bir cümle okunduğu sırada hayatımızdaki küçük bir detaya bağlanarak gelecekte de o şekilde hatırlanır. Buna kendi okumalarımdan bir örnek vermek gerekirse, Thomas Chatterton'u ne zaman düşünsem, bana arsenik içerek yatağına uzanmış hâli hep eski evimizdeki menekşe rengi duvarları olan yatak odasında görünür ve odasının penceresinin önünden yatak odamızın balkona bakan penceresi önünde bekleyen bir saksağan havalanır.

Günlerden bir gün okumakta olduğum kitapları açık havaya taşımaya, kitabın içeriğine türü ne olursa olsun bir parça güneş eklemeye karar vermiştim. Eh, büyük şehirlerde parklar, bahçeler hep uzaktadır. Her taraf beton ve asfalt yığınlarıyla kaplıdır. Bir yere yürüyerek gitmeye karar verdiğinizde siz yürürken hemen yanınızdan arabaların geçmediği anlar sayılıdır. Ama sonra, bir başka gün kaldırımda yürürken bir şey gözüme çarptı. Apartmanın önüne, güneşin ulaştığı tarafa konmuş bir çift sandalye. Sonra başka bir apartman girişinde bir bank. Bir başkasının bahçesinde koltuk! Bir diğerinin bahçesinde hamak! Bu açık havada oturma eyleminin fanatikleri olduğunu o zaman anladım. Müthiş değil mi? Apartman önlerinde, apartman bahçeleri köşelerinde, iki apartman arasındaki boşlukta, kaldırımda en ufak bir açık alan hemen değerlendirilmiş hâldeydi. Bu şekilde açık havada oturmanın özellikle büyük şehirlerde, apartman dairelerinde yaşayan insanlar tarafından ihtiyaçtan icat edildiğini, giderek yaygınlaşan, gelenekselleşen, alt kültür halini almış bir eylem olduğunu düşünüyorum. Sokağa çıkın ve yürümeye başlayın, haklı olduğumu anlayacaksınız. Böylece kitabınızı açık havada nerelerde okuyabileceğinizi de keşfetmiş olursunuz. =)





Geçtiğimiz günlerde şurada oturmuş kitap okuyordum. Bu bankın önü ara yola bakar, yoldan ara sıra arabalar geçer. Okuduğum kitap Jeanette Winterson'un Normal Olmak Varken Neden Mutlu Olasın isimli otobiyografi türündeki eseriydi. JW kitapta çocukluk dönemini anlatıyor ve kendisini evlat edinmiş olan ebeveyninden, özellikle de muhafazakar annesinden sıkça bahsediyor. O zaman, JW'ye kitap okumayı yasaklayan Bayan W'nin sözleriyle konuşalım: "Bir kitabın sorunu, içinde ne olduğunu iş işten geçinceye kadar asla bilememen." Hahaha. Bence haklı. İlk büyük kitabımı okuduğumda çok küçüktüm ve zırıl zırıl ağlamıştım. İşte kitabın gücü! Orada öylece otururken kitap size bir şey yapıyor ve ağlamaya başlayıveriyorsunuz. JW'nin de kitaplarla tanışması benimki gibi bir duygu seline denk düşüyor ve JW diyor ki, "Bir kitap sizi bir başka yere uçuran sihirli bir halıdır. Her kitap bir kapıdır. Açarsınız. İleriye doğru bir adım atarsınız. Geri döner misiniz peki?" 

Bugün bu kitabı düşündüğümde, kız çocuğu JW yerde oturuyor, çünkü yasağa rağmen kitap okuyan JW'yi annesi kapının önüne koymuş. Oturduğu yeri JW'nin anlattığı kadarıyla biliyorum elbette, yine de bana kalırsa eşikte oturan JW'nin önünden ara sıra bankın önündeki ara yoldan geçen arabalar geçiyor. 

 

Eğer daha çok fotoğraf görmek isterseniz şuraya tıklayabilirsiniz: https://www.instagram.com/oturmaz_miydiniz/





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İyi Kitap, İyi Edebiyat

“A library is infinity under a roof.”
― Gail Carson Levine


Merhaba,
Hayatta yapmayı en çok sevdiğim şey kitap okumaktır. Büyürken okuduğum kitaplar sayesinde algımı oluşturduğumu, bir anlamda kendimi yetiştirdiğimi düşünüyorum. Bana göre ilk gençlikte okunan kitapların üzerimizdeki etkisi geleceğimizi belirleyecek kehanetler gücünde. Bunu nasıl daha açık ifade edebilirim bilmiyorum, layıkıyla anlayamadığım bir kitabı okurken bile, içimde şimdiki zamanda belli belirsiz canlanan cümlelerin hayal gücümü etkileşime sokarak beni geleceğe bağladığına, bu sayede geleceğimi şekillendirdiğine inanıyorum. Bu yüzden yazarların, yazdıkları kitaplardaki insanların üzerimde hep emeği var. Yeni kitaplar beni hep heyecanlandırır. Kitaplar hakkında kendi düşüncelerimden başka diğer okurların ne düşündüğünü, anlatılanı nasıl algıladığını merak ederim. Okurlar arasındaki paylaşımın kişinin bakış açısına çoğaltıcı etki sağlayacağına inanıyorum. Aşağıda yer alan kitap seçkisi için yazdığım yorumları daha ö…